AnaSayfa
 
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır. YUNUS EMRE
 
Menu
 

 

 

 
 
Kıymet bilmek
 
Birşeyler yazmak için bilgisayarımın başına oturduğumda aklıma anneannemin söylediği bir söz geldi. “Aaah evladım birbirimize misafiriz, birbirimizin kıymetini bilmeliyiz” derdi. Evet “kıymet bilmek” gerçekten çok önemli. (bana göre)

Söyle bir çevrenize bakın. Ebeveynler, çocuklardan, çocuklar ebeveynlerinden, yönetici-patron, çalışanlarından, çalışanlar, yönetici-patronlardan zaman zaman şikayet ediyoruz. Sanatçıların, sporcuların, bilim adamlarının, yöneticilerin, çalışanların, büyüklerimizin, küçüklerimizin yanımızda oldukları zaman pek kıymetini bilmediğimiz anlar oluyor. Bizden biraz uzaklaştıklarında ya da kalıcı olarak bizden ayrı düştüklerinde anlıyoruz genellikle değerlerini. Boşluklarını farkedince anlıyoruz ve “vay be hayatımda ne buyuk yer işgal ediyormuş” dedirtiyor bunların bir çoğu bize. Aslında sağlık konusunda da durum böyle normal, olması gerektiği gibi çalışan organlarımızın farkında değiliz. Onların vazifesi düzgün çalışmak dimi? Ama birinin rahatsızlıgını ya da sakatlığını görünce, bir rahatsızlık hissedince anlıyoruz bunların kıymetini.

Bilinen bir hikaye vardır. Yazanın kim olduğunu bulamadım. Anonim diyelim. :)

Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı.

Herkes aciz bir vaziyetteyken, gemide bulunan yaslı bir adam padişahın huzuruna çıktı, "Müsaade buyurursanız ben onu sustururum" dedi. Padişah da "Lütfetmiş olursunuz" dedi.

Yaslı adamın isteği ile köleyi denize attılar. Köle birkaç kere suya battı çıktı. Sonra saçından yakaladılar, gemiden tarafa çektiler. Köle gemiye yaklaşınca iki eliyle dümene asıldı, oradan gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı.

Yaşlı adamın yaptığı iş padişahı hayrete düşürdü, "Bu isteki hikmet nedir" diye sordu.

Yaslı adam cevap verdi: "Köle evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selâmetin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir, bir felâket görmeyen kimse , huzurun kıymetini bilemez."

Elimizdekinin kıymetini bilmek derken onunla yetinmeyi kastetmiyorum. Elbette elimizdekinin kıymetini bilirken gerekiyorsa ve mümkünse daha iyisini yapmak, daha ileri noktalara ulasmak icin çaba haecanmalı.

Elimizdekinin sahip olduğumuzun, bizimle olanın kıymetini bilmeyi becerebilmenizi, kıymetinizin bilimesini dilerim.

Sevgi ve saygılarımla...






Paylaş

İsim  
E-Posta    
Yorum  
 
 

 
 
  Tasarım ve Uygulama Kumsaati Ltd. Şti' ne aittir. Copyright © 2009