AnaSayfa
 
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır. YUNUS EMRE
 
Menu
 

 

 

 
 
O bir inisiyatif ustası...
  O BİR İNİSİYATİF USTASI...

09 Kasım 2009

Kendini kurtarabilmek için
her ferdin mukadderatıyla
bizzat alakadar olması lazımdır.
M. KEMAL ATATÜRK

Bu hafta “inisiyatif” konusunda yazmayı planladım. Duygusal Zeka yetkinlikleri arasında kişisel ve kurumsal alanda doğru yer ve zamanda kullanılmasının, kişi ve kurumlara çok önemli avantajlar sağladığını düşündüğüm bir yetkinlik bence. Hafta sonu yoğun geçtiğinden yazamadım. Yazmak bugüne kalınca, tam bir inisiyatif ustası olan ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk geldi hemen aklıma. Nerdeyse tüm yaşamı kendisi ve milleti için “inisiyatif” kullanarak bir milletin kaderini değiştirmiştir.

Ata’nın en bilindik “inisiyatif” anısı, Çanakkale Savaşı esnasında yaşanandır. Falih Rıfkı Atay “Çankaya” adlı eserinde olay şöyle anlatılır.

Düşman 18 Mart Donanma Saldırısı'nda başarısızlığa uğraması üzerine, karadan zorlama yapmak üzere Boğaz dışındaki adalarda yığınak yapmaya koyulmuştu. 25 Nisan 1915'te tanyeri ağarırken Arıburnu ve Seddülbahir bölgesine ilk düşman birlikleri çıktı. Arıburnu'na çıkan kuvvet, gözetleme taburunu püskürterek sonradan Kemalyeri adı verilen yere kadar ilerledi.
Düşman çıkarmasını haber alan Mustafa Kemal, Conkbayırı yönünde yürüyen düşmana karşı ordudan emir almayı beklemeden kuvvetlerini harekete geçirdi. Birliklerine kendisi yol bularak Kocaçimen Tepesi'ne vardı. Askerlerine orada kısa bir dinlenme vererek, atla gidilemediği için, yanındakilerle yaya olarak Conkbayırı'na geldi. Orada cephaneleri bittiği için çekilen ve düşmanca kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastladı.

Devamını Mustafa Kemal anlatıyor:

- Niçin kaçıyorsunuz? dedim.

- Efendim düşman...
- Nerede düşman?

- İşte diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Gerçekten de düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış, serbestçe ilerliyordu.
Düşman bana askerlerimden daha yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek. O zaman, bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere:

- Düşmandan kaçılmaz dedim.

- Cephanemiz-kalmadı, dediler.

- Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim.
Ve bağırarak,

- Süngü tak, dedim. Yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı'na doğru ilerleyen piyade alayı ile Cebel Bataryası'nın erlerini marş marşla benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir subayını geriye saldım. Erler yatınca, düşman da yere yattı. Kazandığımız an, bu andır.

M.Kemal’i Anafartalar kahramanı yapan, Çanakkale kara muharebelerini harp tarihine altın harflerle yazdıran bu ve bunun gibi gibi inisiyatif kullanılan anlardır.

İnisiyatif kelimesi, fransızca kökenlidir. initiative (öncelik; tedbir; girişim). "bir şeyi ilk olarak yapma işi, karar alabilme yeteneği, öncelik ve karar üstünlüğü" anlamlarında kullanılmaktadır. İnisiyatif bir eylemi başlatmak, sürdürmek ve tamamlamaktır.

İş yaşamında inisiyatif sahibi kişiden; çeşitli ve zorlayıcı etkinlikler içinde yer almalarını, engeller karşısında bile isteklerini ve azimlerini korumalarını, hedefe ulaşıncaya kadar vazgeçmemeleri beklenir.

İnisiyatif sahibi kişiler;

* Yaptıkları işe kendilerini verir,
* Hayatta karşılaştıkları karmaşık ve zorlayıcı durumlara dikkatle odaklanır, yoğun bir çaba gösterir,
* Karşılarına engel çıktığı zaman, durumu yeniden değerlendirip stratejilerini değiştirmekten çekinmeden, hedeflerine ulaşmak için uğraşmaya devam ederler.

İnisiyatif kullanma konusunda takip edilebilecek yollar olarak şunlar önerilir.
* Yerleşik kalıpların dışına çıkın
* Yapacağınız iş ve eylem için iyi hazırlanın.
* Hedefleriniz doğrultusunda harekete geçin ve fırsatlardan yarar sağlayın.
* Yaptığınız işi geliştirmeye çalışın.
* Azim ve kararlılık sürdürün.
* İnisiyatifi gündelik işlere uygulayarak alışkanlık haline getirin.

Sözü Bahçeşehir Üniversitesinde verdiğim “duygusal zeka” dersine katılan öğrencilerimden birinin projesinde “inisiyatif” ile ilgili kullandığı cümle ile bitirmek istiyorum. “İnisiyatif, çoğu insanın almaya ya da kullanmaya çekindiği, itina ile kaçındığı yetkidir. Alanlar "ben bilirim" der, almayanlar da "ben bilmem beyim bilir" der... hayat akıp gider.” ☺

Paylaş

İsim  
E-Posta    
Yorum  
 
 

 
 
  Tasarım ve Uygulama Kumsaati Ltd. Şti' ne aittir. Copyright © 2009