AnaSayfa
 
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır. YUNUS EMRE
 
Menu
 

 

 

 
 
Geribildirim sağlamak...
 
01 Kasım 2009

30 Ekim 2009 Cuma günü ONUNCUKAT’da farklı sektörlerde çalışan 16 katılımcı ile “astlara geribildirim vermek” konusunu konuştuk tartıştık.
Tanışma esnasında geribldirimin önemi konusunda herkes kısa kısa görüşlerini belirtti.
Başlangıçtaki ortak görüşümüz iş hayatında geribildirimin çok önemli olduğu doğrultusundaydı.
Elbette bir başka konu ise geribildirim alma konusunda çok açık ve alışık olmadığımız.

Konuya odaklanmamın nedenlerini sizinle paylaşmak isterim öncelikle.

Uzunca bir süredir “duygusal ve sosyal zeka” konusu üzerine odaklanıp, bu konuda okuyor araştırıyor ve bilgileri paylaşıyorum.
Duygusal Zeka bileşenlerinden “özdeğerlendirme” konusunda kendini geliştirmek için en önemli hususlardan birinin “etkin geribildirim almak” olması ve Sosyal Zeka bileşenlerinden “başkalarını geliştirme” konusunda kendini geliştirmek için en önemli hususlardan birinin de “etkin geribildirim vermek” olması, beni bu önemli konu üzerine odaklanmaya yönlendirdi.

Bu düşünceler ile konu üzerinde araştırma yaparken sevgili arkadaşım dostum Deniz Şenelt beni başkanlığını yaptığı Toastmasters Istanbul Derneğinin ( www.istanbultoastmasters.org ) toplantısına davet etti. Farklı kültürlerden, farklı ülkelerden, farklı iş, yaş ve cinsiyete sahip ortak noktaları Ingilizce konuşmak olan katılımcıların olduğu bir dernek ve toplantıydı bu. Bir önceki toplantıda isimleri ve konuları belirlenen kişiler ingilizce sunumlarını yaptılar. Sunumlar esnasında tüm güzel paylaşımların ötesinde benim bu toplantıda en çok ilgimi çeken konu; kişilerin birbirlerini saygı ve sevgi çerçevesinde etkin geribildirim vemeleri ve geribildirim verilen kişilerin söylenilenleri etkin bir şekilde dinlemeleriydi.

Aynı günlerdeydi. Bir eğitim satış toplantısında ziyaret ettiğimiz şirketin Eğitim Yöneticisi “sizin anlattıklarınızı dinledim anladım. Bunların dışında sizden bir ricam var geribildirim kültürü yaratma konusunda bir eğitim ya da çalışmanız var mı, bu konuda görüşlerinizi alabilir miyim” dedi. Orada konuyu enine boyuna konuştuk tartıştık. Bir kere daha anladım ki “geribildirim” önemli ve peşinden gitmeliyiz.

Konu ile bir iki şey eklemek istiyorum bu yazdıklarıma.
Bir çok konuda fikir beyan edebilmek, araştırmak, kendini geliştirmek için ilk adımın çok iyi bir tanımlama yapmak olduğuna inanırım.

Bu düşünce ile önce “geribildirim nedir” sorusuna bakmalı bence. Geribildirim;
* Birlikte iş yapan kişiler arasında, genellikle bir projenin ya da yapılan işin belirli periyotlar ile ya da acil durumlarda anında değerlendirilmesi biçiminde bilgi paylaşılması,
* Birlikte çalıştığımız kişilerin, iş performansı ya da işe ilişkin davranışları konusundaki gözlemlerin formal ve/veya informal yollar ile paylaşılması,
* Olumlu, üretken değişimin ilk adımı ve aynı zamanda bir fırsat olarak görmek gerekir.

Birde tersinden bakalım konuya, “Geribildirim ne değildir?”
* Geribildirim alırken ya da verirken göz önünde tutulması gereken en önemli husu “GB’in olumsuz olması şart değildir.”
* Sadece verenin kontrolünde olan tek tarafli bir monolog değildir.
* Taraflar bu sürece karşılıklı bir müsabaka diye bakmamaları gerekir.
* Veren tarafından bu süreç kişisel saldırı fırsatı olarak görülerek, başka konuları da bu sürece katmamaları gerekir.
* Söz konusu olabilecek biricik bakış açısı değildir. Değişmez, konuşulamaz, tartışılamaz bir süreç değildir.

Etkili geribildirimlerle daha iyiye daha güzele ulaşılması dileği ile

Paylaş

İsim  
E-Posta    
Yorum  
 
 

 
 
  Tasarım ve Uygulama Kumsaati Ltd. Şti' ne aittir. Copyright © 2009