AnaSayfa
 
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır. YUNUS EMRE
 
Menu
 

 

 

 
 
Hayatın Anlamı
 
Düşündüklerimizin ve yaptıklarımızın kapsamı
farkına varamadıklarımızla sınırlanır.
Farkına varamadığımız şeylerin farkına varamadığımız için
onları değiştirmek üzere yapabileceğimiz pek bir şey yoktur;
ta ki farkına varamamanın düşüncelerimizi ve eylemlerimizi
nasıl biçimlendirdiğinin farkına varana kadar.

Hayatın anlamı "Duygusal-Sosyal zeka" (D/SZ)

Çeşitli ortamlarda sohbetlerde, eğitim-seminer çalışmalarında ve eğitim satış görüşmelerinde söz dönüp dolaşıp “duygusal-sosyal zeka” ya geliyor. Bu kadar süredir bu konu ile ilgileniyor, araştırıyor, okuyor, yeni yaklaşımlar ile D/SZ arasında bağlar kurmaya çalışıyorum. Her eğitim çalışmasında içeriğe farklı şeyler katmaya çalışıyorum. Bu eğitim çalışması söyleminide alışkanlık haline getirdim. Artık eğitimler geçmişte olduğu gibi bir eğiten, bir de eğitilenler grubundan oluşmuyor bana göre. Çünkü bilgi çok hızla yayıldığı ve eskiye göre çok kolay ulaşıldığı için, eğitim çalışmalarındaki katılımcılar birçok konuda bilgi olarak geliyorlar. Bu taraftan baktığımızda artık günümüzde eğiten eğitilen ilişkisinden daha ziyade katılımcılar ve eğitimcinin “öğrenme partnerleri” olduğunu söyleyebiliriz.

D/SZ her tarafta karşımıza çıkıyor demiştik. Daniel Goleman’ın “Sosyal Zeka” kitabından sonra ben de yaptığım araştırma çalışma ve eğitimlerde Duygusal ve Sosyal Zeka kavramlarını ayrı ayrı görmeye başladım. Bu yaklaşımımda Howard Gardner’ın Çoklu Zeka Teorisinin de önemli etkisi var. Buna göre;
Duygusal Zeka : Kişinin kendini her bakımdan tanıması, duygularını, zayıf ve güçlü yanlarını yönetebilmesi, seçeceği hedefler doğrultusunda kendini motive edebilmesi,
Sosyal Zeka : Kişinin çevresindeki iletişimde olduğu kişi ya da kişileri tanıması, anlamaya çaba göstermesi, onlar ile ilişkilerini yönetebilmesi, çatışma ve anlaşmazlıkları çözebilmesi, onlar ile bir takım bilincinde hareket edebilmesi.

Bu bilgiler çerçevesinde bakıldığında kişisel gelişim eğitimlerinin temeli olan iletişim, zaman yönetimi, stresle başa çıkma, karar verme, problem çözme, takım çalışması, müşteri memnuniyeti, geri bildirim, müzakere teknikleri ve teknik bir eğitim olmasına rağmen satış becerileri, her türlü koçluk ve mentörlük faaliyetlerinin temeli D/SZ’den geçiyor.

Iş hayatında roller ve görevler ele alındığında ise en tepedeki yöneticilerden, üretim bandının en sonundaki işçiye kadar, ofis çalışanı, üretim elemanı, satıcı, yönetici, lider... vb konumlarda olan kişilerde D/SZ’nin önemi yadsınamayacak boyutlardadır. Çünkü günümüzde;
“takım çalışması” çok önem kazanmıştır ve takım çalışmasının çimentosu takım üyelerinin D/SZ becerileridir.
müşteri, çalışan ve diğer birlikte çalışılanlar daha bilinçlenmişler, algılar açılmış, beklentileri yükselmiştir.

Sözün özü: Adına ne dersek diyelim, çocukluktan anne-babalığa, ceo’luktan, garsonluğa, temizlik görevlisine, öğrencilikten öğretmenliğe, okul müdürlüğüne hayatın her alanında başarı, iyi sonuçlar alma ve etkin iletişim kurma, sürdürme konusunda kişilerin kendilerin farkında olması, farkına vardıkları bu yönlerini yönetebilmeleri, etraflarındaki kişilerin farkına varmaları ve onlar ile ilişkilerini yönetmeleri ÇOK ÖNEMLIDIR...


Paylaş

İsim  
E-Posta    
Yorum  
 
 

 
 
  Tasarım ve Uygulama Kumsaati Ltd. Şti' ne aittir. Copyright © 2009