AnaSayfa
 
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır. YUNUS EMRE
 
Menu
 

 

 

 
 
İlişklerinizde Kısır Döngüler Yaşıyor musunuz?
  5 Temmuz 2009

Gerçek yaşamda ve izlediğim bir çok filmde, filmin kahramanlarının birbirleri ile aralarındaki sorunların en büyük sebeplerinden bir tanesi, hatta belkide en önemlisi kişilerin bir birleri ile konuşmamaları. Aralarında hiç konuşmadıklarını kastetmiyorum elbette. Bazı konuları konuşmamaları, biriktirmeleri ve sonrasında bunların arapsaçına dönmesi.

Bir dizi film hatırlıyorum.  Kadın kahramanın annesi kayıptır ya da nerede olduğu bilinmemektedir. Genç kadın nüfuzlu ve maddi durumu iyi bir erkek ile evlenir. Erkek eşinin annesini bulmaya kararlıdır. Ama bu arama faaliyetini eşinden gizli sürdürmektedir. Çünkü amacı eşine süpriz yapmaktır. Erkek arama faaliyetleri kapsamında kimi zaman akşam eve geç gelmekte, kimi zaman şehir dışı seyahatler yapmakta, kimi zaman esrarengiz telefon konuşmaları yapmaktadır. Arama faaliyetlerinin tamamlanmasına çok az kalmıştır. Bunlar olup biterken genç kadın olanları hissetmekte, anlam verememekte, eşine sorduğu sorulara tatmin edici cevaplar alamamaktadır. Bir taraftanda bu belirsizlikler yüzünden eşinin hayatında başka kadın olduğu şüphesini taşımaktadır. Bir gün kirli çamaşırları makinaya yerleştirirken eşinin gömlek cebinden bir kağıt düşer ve kağıtta bir cep telefon numarası vardır. İstediği bilgiyi yakalamıştır. Telefonu arar, adres alır ve adrese gider. Tahmin edebileceğiniz gibi adreste annesi ile karşılaşmıştır. Bütün süpriz çabaları boşa çıkmış, diğer taraftanda genç kadın belkide sebepsiz yere içinde fırtınalar yaşamıştır. İyi niyetle gösterilen çabalar neredeyse bir felakete sebep olabilecek noktaya gelmiştir. Tek problem ne sormamak, konuşmamak ve belkide dinlememek.

Bu sadece aile yaşamında değil, iş hayatında ve arkadaş ilişkilerinde de benzer şekillerde ve boyutlarda yaşanabiliyor. Hatta sonuçların buradakinden farklı olduğu durumlarda yaşanabiliyor. Sormamak, konuşmamak, belkide dinlememek, hatta çözüme ulaştırmamak yaşamımızda bir kısır döngünün oluşmasına sebep oluyor. Kısır döngüler, ilişkiyi yıpratıyor, yeniden üretme yeteneklerini ise neredeyse yok olacak seviyeye getiriyor.
İlişkilerin çoğu bir süre sonra kısır bir döngüye dönüşüyor. Eğer, egomuza yenilir ve “ben şu şu fedakarlıkları yaptım, şu konularda gayret sarfettim, şimdi sıra onda” ve “neden hep ben, birazda o yapsın” tuzaklarına düşersek, olumsuz bir kısır döngü girdabına girer ve genellikle mutsuz, başarısız oluruz. Birde bu girdapta dönerken karşımızdaki kişi ya da kişiler ile konuşmazsak bu sıkıntı daha büyür. Bir gün patlama noktasına geldiğinde arada ufak ufak konuşmalar yaparak çözülebilecek, aşılabilecek konular, çözülemez noktalara gelebilecektir.

Aslında farklı bir paradigma ile düşünerek kısır döngüyü bizzat kendimiz yaratıp kontrolümüzde tutma şansımız var. Elbette olumlu tarafından bakarak ve olumlu şekilde kurgulayarak. Yani iş ya da özel yaşamda olsun “onun beni mutlu etmesini, onunla iyi ilişkiler sürdürmeyi, uyum içinde yaşamayı çalışmayı istiyorum...” kısır döngüsüne girebiliriz.

“İyi ama bu karşılıklı olmalı” dediğinizi duyar gibiyim. Peki bir iki “iyi ama” ile başlayan cümlede benden
“İyi ama denemeden karşılık alıp alamayacağımızı nasıl bileceğiz?”
“İyi ama iki taraftan biri başlamazsa bu olumlu kısır döngüyü kim kuracak?”
NE DERSİNİZ??
OLUMLU KISIR DÖNGÜLERİN İÇİNDE KALASINIZ...

Paylaş

İsim  
E-Posta    
Yorum  
 
 

 
 
  Tasarım ve Uygulama Kumsaati Ltd. Şti' ne aittir. Copyright © 2009